İçeriğe geç
Anasayfa » SIFIR ATIKLA YAŞAMA BİLİNCİ

SIFIR ATIKLA YAŞAMA BİLİNCİ

Şu an üzerinde çalıştığımız onlarca işe kısa bir ara verip sadece düşünmek için kendimize odaklanalım mı? Düşüncelerimizi, geçmişten gelen alışkanlıklarımıza ve bunların geleceğe olan etkilerine yöneltelim.

Günlük eylemlerimizde çevreci yaklaşımlarla mı hareket ediyoruz yoksa bizi genellikle dürtüsel davranışlarımız mı yönetiyor?

Ömrümüzün büyük bir kısmı, ‘çalışan’ kimliğimizin ön planda olduğu iş hayatında geçiyor. Hal böyle olunca sıradan alışkanlıklarımızın çevreci bakış açısıyla yeniden gözden geçirilmesi ve bu amaçla bazı değişikliklere adım atılması gerekiyor.

  • Birleşmiş Milletler bünyesinde kurulan Deniz Kirliliğinin Bilimsel Boyutları Müşterek Uzmanlar Grubu (GESAMP), okyanus ve deniz kirliliğinin yaklaşık yüzde 80’inin insan kaynaklı olduğunu ve bunun yüzde 60 ila 95’ini plastik atıkların oluşturduğunu belirtiyor.
  • BM Çevre Programı’nın verilerine göre, açık denizlerde her kilometrekare başına ortalama 13 bin plastik düşüyor. Taşınan çöpler sebebiyle dünyanın en büyük plastik çöp alanını oluşturan Büyük Pasifik Okyanusu’nun yüzeyinde, deniz canlılarından 180 kat daha fazla plastik çeşidi bulunduğu belirtiliyor. Bu çöp adası, Türkçede çoğunlukla 7. Kıta olarak tanınıyor; ancak bir toprak parçası gibi kütle olarak değil çöplerin kümelendiği bir birikim olarak düşünmeliyiz. Yani adanın yüksekliği olmasa da derinliği okyanus tabanına kadar iniyor.

Çalışırken çokça faydalandığımız tek kullanımlık ürünler her ne kadar hayatımızı oldukça kolaylaştırıyor olsa da günümüzde bu atıklar doğamızı tehlikeye atacak boyutlara ulaştı. Artık zaman kaybetmeden bu konuyu ciddiye almak zorundayız.

Sıfır atıkla yaşama bilincine giden yolda 4 temel adımı takip edebiliriz.

Kirletme > Geri Dönüştür > Tüketimi Azalt > Sıfır Atık

Kirletmemek; sebebi ne olursa olsun doğaya ait olmayan hiçbir materyali doğaya atmamaktır. Çocukluk döneminden edindiğimiz aile içi öğrenimler ve okullarımızda aldığımız eğitimler bu amaç doğrultusunda bizleri besler.

Geri Dönüştürmek; geri dönüştürülebilen maddeleri atık olarak ele alıp, uygun atık kutusuna atmamız gerektiğini ifade eder. Ancak unutmamak gerekir ki çoğu ürün sonsuz kez geri dönüştürülemez. Cam atıklar sınırsız geri dönüşüm özelliğine sahip olsa da plastik atıklar türüne göre en fazla 3 kez geri dönüşüme girebilir. Yani plastik atıkları geri dönüşüme atarak vicdanımızı rahatlatsak da sürdürülebilirliği sağlayamayacağımız bir gerçek.

Tüketimi Azaltmak; her ürünün geri dönüşemeyeceğinin ve geri dönüşüm için harcanan enerjinin farkında olunmasıdır. Satın alma kararının arkasında, bu alışverişin gerçek bir ihtiyaç olup olmadığını irdeleyen bir özkontrol mekanizmasını oturtmamız gerektiğine dikkat çeker. İhtiyacın gerekliliği tespit edildikten sonra alınacak ürünün defalarca kez kullanılabilen özellikte olmasına göre seçilmesini ön plana alır.

Sıfır Atık; insanın doğaya zarar vermeden, mümkün olan en az atıkla yaşayabileceğini amaç edinmektir. Elbette hayat boyu sıfır adet atık üretmek gerçekçi değildir; ancak sürdürülebilirlik noktasında alışkanlıklarımızı değiştirmemizi sağlayan bir bakış açısıdır.

Kişisel hayatımızın yanı sıra iş hayatımızda da bazı basit değişiklikler yaparak sürdürülebilirliğe destek olmak elimizde. İş hayatımızda yapabileceğimiz değişiklikleri iki ayrı kategoriye ayırabiliriz.

1. Kişisel İhtiyaçlarımız

İş yerinde saatlerimizi harcarken ihtiyaçlarımızı karşılayacak en hızlı çözümlerle hayatımızı kolaylaştırıyoruz. Bunlardan en çok öne çıkanlar ise tek kullanımlık ürünler. Aynı zamanda unutmamak gerekir ki, atıklar sadece doğadaki fiziksel varlıklarıyla bizlere zarar vermekle kalmıyor, barındırdıkları gizli tehlike olan su ayak izi de ziyan oluyor.

  • Plastik şişe su
  • Plastik bardak
  • Karton bardak
  • Pipet
  • Plastik tabak çatal
  • Kahvaltılık ürünler
  • Atıştırmalık ürünler
  • Cam şişe içecekler
  • Poşet
  • Peçete
  • Islak mendil

Bu ürünler pratik çözümler sağladığı ve anlık ihtiyaçlarımızı en hızlı şekilde giderdikleri için hayat akışımızda oldukça yer edinmiş durumdalar. Haliyle iş yoğunluğu arasında da ilk tercihimiz genellikle bu tarz kullan at ürünler oluyor. Sürdürülebilirlik noktasında değiştirmemiz gereken ilk alışkanlığımız da tam olarak bu alanda karşımıza çıkıyor.

  • Tek kullanımlık ürünlerden olabildiğince uzak durmak
  • Termos, matara, cam şişe kullanımına yönelmek
  • Dışarı çıkarken yanımıza bez çantalarımızı almak
  • Plastik pipet yerine cam, metal veya bambu pipetler edinmek
  • Peçete ve ıslak mendil gibi tek kullanımlık temizleyiciler yerine ihtiyaç anında gidip ellerimizi yıkamak

Bu dönüşümleri sağladığımızda aslında ne kadar sağlıklı ve kolay adapte edilebilir bir tercih yaptığımızı fark edeceğiz.

2. İş İhtiyaçları

Hayatın her alanında dijitalleşme ile büyük dönüşümler sağlandığı için artık iş ihtiyaçlarımızın birçoğu fiziki bir atığa dönüşmeden giderilebiliyor. Buna rağmen tekrar dikkat etmemiz gereken birkaç alan olabilir.

  • Fiziki ajandalar
  • Çıktı alınan dosyalar
  • Dijital ortam çöpleri gibi

Sabahları ilk olarak günlük işlerinizi yazıp ardından gün içinde bu işlerinizi tamamladıkça üzerini çizerek kendinize motivasyon sağlıyor olabilirsiniz. Zaman yönetimi için etkili olan bu planlamalar için artık birçok iş takip uygulaması mevcut. Bu gibi dijital çözümler sayesinde kağıt tüketmeden ve yanımızda sürekli bir ajanda taşımak zorunda kalmadan daha pratik bir şekilde notlarımızı düzenleyebiliriz.

Dijital ortamda tutulan bilgilerle alakalı da sonsuz bir kaynağımız olduğunu düşünmemeliyiz. Bu bilgilerin depolanması için oldukça yoğun bir enerji sarf ediliyor. Haliyle bu durumda zaman zaman dijital ortam temizliği yapmamız gerektiği sonucuna varabiliriz. Bunun için, kullanılmayacak bilgilerin, geçersiz kalan maillerin kalıcı olarak silinmesi yeterli olacaktır.

Bizler de Architecht olarak sürdürülebilirliği ana odaklarımızdan biri haline getirmeyi önemsiyoruz. Ailemize yeni katılan üyelerimize takdim ettiğimiz hoş geldin setlerimizi; termos, cam şişe, bez çanta gibi doğa dostu hediyelerden oluşturuyoruz. Aynı zamanda yeni kurulan Sosyal Sorumluluk kulübümüzün ilgi alanları arasına sürdürülebilirliği de ekledik ve kurumumuzda önemli adımlar atarak farkındalığı yaygınlaştırmaya çalışıyoruz.

  • Plastik ve karton bardaklar yerine, cam ve porselen bardaklara geçtik.
  • Plastik çatalları, çelik çatallarla değiştirdik.
  • Geri dönüşüm kutu sayılarını arttırdık.

Bunların hepsi, günlük hayat içinde uygulanabilecek ve etkisi yüksek örneklerden sadece birkaçı.

Öncelikle anlık değil uzun vadeli düşünmeye başlamalıyız. Elbette bir anda tüm hayatımızı farklılaştıramayabiliriz; ancak hayatımızı farklılaştırmak için yapmamız gereken tek şey bir adım atmak.

KAYNAKÇA

https://tudav.org/calismalar/kirlilik/denizel-copler/buyuk-tehlike-plastik-copler/

https://www.turmepa.org.tr/getmedia/18c6b230-acd3-49c8-b1f4-0547794f83d2/DT-42.pdf?ext=.pdf

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir